• Paylaş

    KATEGORİ : KÜLTÜR-SANAT

    Eklenme tarihi : 2018-03-29
  • Evet, bunca yalanı AKP’li, MHP’li kitleye bile izletemezsiniz. Onlara bile komik gelir bunlar

    İnegöl’de bir Afrin filmi ve pazar akşamı bomboş bir sinema salonu

     

    Görüntülerinin tamamına yakını Bolu İnegöl’de çekilmiş, kimi neye ikna etmeye çalıştığı bile belli olmayan bir film Bordo Bereliler Afrin. İyi yürekli komutanı, cesur askerleri, silme kötü teröristleriyle amacına ulaşamamış bir propaganda filmi

     

    Didar Aytaş

     

    Patlamaya hazır şekilde ayarlanmış bombayı İnegöl’de, mülteci kampında sahte bir polis aracının içinde bırakıp koşarak çıktım filmden.

     

    Bomba patlamayacaktı eminim. Kahraman bordo bereliler en saçma şekilde de olsa engelleyecekti o bombanın patlamasını ama benim kafam dayanamadı bunca yalana ve beynim patlayıp da sinema salonunun dört bir yanına sıçramadan hemen önce çıktım dışarıya.

     

    İzlediğim şey, kesinlikle bir film değildi ve bu yazı da onun için bir film eleştirisi yazısı değil. Belki birkaç ayrıntı yakalayabileceğimiz bir izlenim yazısı olabilir, o kadar.

     

    Pazar akşamı, bomboş bir salon

     

    Filme nasıl bir kitlenin gittiğini görmek için kalabalık olsun diye pazar günü Ümraniye’deki bir salonu seçtim. Ama yine de koca salonda tek başımaydım. Açıkçası boş bir salonu hiç beklemiyordum; Ümraniye, Sarıgazi ve 1 Mayıs mahallelerinin dışında gerici bir semttir zira. Üstelik de gösterime girdiğinin ikinci gününde. Ne de olsa Çanakkale destanına eş tutulmuş bir zaferin filmi. Hem de sıcağı sıcağına, daha Afrin’de patlayan bombaların dumanı tüterken vizyona girmiş bir film. Salona izleyici çekememesindeki sebep ne olabilir ki?

     

    Her şey abartılı bir yalandan ibaret

     

    Propagandası yalan üstüne kurulu bir savaşın ardından, yalan söyleme işini pervasızlığa dökmüş bir görüntü yığını “Bordo Bereliler Afrin”. Yalanın alıcısının tok olduğu bir dönemde yalan satmaya kalkan bir film.  Çoğu insanın, TSK’nin ve beraberindeki cihatçı çetelerin Afrin’e “Bölge halkını YPG’nin elinden kurtarmak için girdik”  yalanına bile inanmış gibi yapıp içten içe inanmadığı bir süreçte bordo bereliler “Neşeli Günler” filminin Ziya’sı gibi yalan söylüyor. “Atma Ziya” dedirtecek kadar yutulmaz cinsten. Yani film yaslandığı milliyetçi tabanı bile ikna edemiyor. Ya da kim ikna edebiliyor ki?

     

    Kürtçe bilmeyen Kürt köylüler

     

    Bir gün bordo berelilere bir istihbarat gelir. YPG’li teröristler Afrin’deki bir Kürt köyünü boşaltıp bir mağaraya toplamışlardır. Mağarada terör örgütünün mühimmatı vardır ve o mühimmat için masum köylüleri canlı kalkan yapmışlardır. Eğer mağara bombalanırsa, Türk askeri sivilleri öldürüyor diye propaganda yapacaklardır.

     

    Silah zoruyla mağaraya tıkılan Kürt köylüler YPG’ye lanet okumaktadır ama kahraman Türk askeri gelir ve bütün masum köylüyü kurtarır. Bir Kürt kızı gülerek, dalgalanan Türk bayrağını gösterir. Ve hep beraber güvenle, Türk bayrağına bakarlar.

     

    Kürtçe bilmeyen Kürt köylüler, Bolu’nun otlak arazileri, havada kâğıt parçaları gibi uçuşan kayalar ise hikayeye ayrı bir gerçekçilik katmış.

     

    AKP’li, MHP’li kitleye bile izletemezsiniz

     

    Üstelik bu daha başlangıç. Silopi’de bir köyde, babasını azarlayan, kardeşine kötü davranan ağzı bozuk bir gerilla kadın köydeki herkesi öldürmek için Suriye’den kaçırdıkları bir savaş başlığını (bombayı) patlatmak ister. Köylüyü kurtarmanın tek yolu kamyonetle birlikte savaş başlığını köyden uzaklaştırmaktır. Ve ekibin en genç komandosu ölümü pahasına kamyonetle köyden uzaklaşır, kamyonetle birlikte patlar ve masum onlarca Kürt kurtulur. Evet, bunca yalanı AKP’li, MHP’li kitleye bile izletemezsiniz. Onlara bile komik gelir bunlar. Çünkü bu ülkede elinde silah dahi bulunmayan insanların boyunlarına ip bağlanarak askeri araçların arkasında sürüklendiğini, silahsız insanların bodrumlarda katledildiğini bilmeyen yok.

     

    Bütün bunlar olurken stadyumlarda “Aşk bodrumda yaşanıyor” diye pankart açan azılı taraftarlar da yok değil. Ve böyle bir filmin de tek alıcısı o taraftar kitlesiyse, boşuna yalan söylemeyin. Açık açık traktörünü gasp ettikten sonra kurşuna dizilen Afrinli köylüyü koyun filme. İnanın daha çok kişi tarafından daha coşkuyla izlenebilir. Ama her halükarda ortaya çıkan şey bir film olmayacaktır.

     

    Gerçeklerin üstü örtülmeye çalışarak sanat yapılamayacağının en güzel kanıtıdır aynı zamanda bu film.

     

    Sendika.org